GE, Türkiye için özel rüzgâr türbini tasarladı

ruzgar turbini pierre

Dünya devi GE, Türkiye’nin batısı ile İskoçya için özel rüzgâr türbini geliştirdi. GE Power & Water Yenilenebilir Enerji Satış Direktörü Pierre Viallefond, Türkiye’de büyük ölçekli temiz enerji yatırımları gerçekleştirebileceklerini söyledi.

Elektrik talebindeki artış beklentileri hem yerli hem yabancı yatırımcıların iştahını artırıyor. Hatta bu pazarın çekiciliği, Türkiye’ye özel formüller geliştirilmesini de beraberinde getiriyor. Dünya devi GE’nin Türkiye’nin rüzgâr rejimine uygun türbin geliştirmesi de bunlardan biri. GE Power & VVater Yenilenebilir Enerji Avrupa, Ortadoğu, Afrika Satış Direktörü Pierre Viallefond, Enerji Günlüğü’nden arkadaşımız Sabiha Kötek’e konuştu.

Türkiye pazarı uluslararası enerji oyuncuları açısından ne ifade ediyor?

Türkiye, büyüyen bir pazar. Sadece yenilenebilir enerji alanında değil, aynı zamanda nükleer enerji gibi temiz enerjinin diğer kollarında ve dün duyduğuma göre kömür enerjisinde de gelişen bir pazar. Temiz enerji alanında büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştirebiliriz. Çünkü Türkiye bunun için gerekli temellere sahip ve destekler var. Batı Avrupa’da kapasitenin üstünde bir temiz enerji arzı var. Türkiye’de ise durum tersi, daha fazla enerjiye İhtiyaç var.

Rüzgâr türbinlerindeki son gelişmelerden söz eder misiniz?

Biz şimdi özellikle Türkiye ve İngiltere için bir ürün tasarladık. Türkiye’nin batısında ve İngiltere’nin daha çok İskoçya bölgesindeki gibi rüzgârlı alanlara daha uygun. Bugün jeneratör kapasitesini en yüksek seviyeye çıkarmak için rüzgârı en yüksek düzeyde yakalayan, iyi boyutta kanat gerekiyor. Bu yüzden GE3.2103 rüzgâr türbinlerini geliştirdik. Bu türbinler, sahanın konumuna, rüzgâra, türbin kanat ucu kısıtlamalarına, izinlere ve benzeri etkenlere göre yüksek, orta ya da kısa kuleler şeklinde adapte edilebiliyor. Türkiye’deki yükseklik çoğu zaman 85 metre gibi. Bu da bu ürünün türbin göbek yüksekliği açısından en ideal yükseklik. Türkiye’nin daha rüzgârlı olan batısına özel sunuyoruz bunu. Altı ay önce de daha az rüzgârlı orta bölgelerden birine daha büyük kanatlı türbinler, GE2.5-120 türbinlerimizi kurduk. Çünkü buralarda daha az rüzgâr var ve rüzgârı toplayabilmek için daha büyük kanatlara ihtiyaç var. Eğer rüzgâr gücü yüksekse jeneratöre odaklanmak zorundasınız ve işte biz de onu yaptık.

Bunları Türkiye’de de üretiyor musunuz?

Türbin kanatlarını burada üretiyoruz. Eğer bir anlam ifade edecekse kuleleri de Türkiye’de üretebiliriz. Başka bir yerde de üretilebilir, çünkü Türkiye’de bu ürünleri üreten birkaç firma var. Kanatlardaki yenilikçi buluşlarımızla biz kendi kapasitemizi geliştiriyoruz. Kuleler ve türbin kanadan gibi büyük parçalar Türkiye’de üretilebilir. Diğer parçaları Almanya’da üretiyoruz.

Rüzgâr yatırımlarında Türkiye’deki sorunlar neler?

Resmi izin süreçlerinde, sadece Türkiye’ye özgü olmayan, her yerde yaşanan zorluklar var. Üretim lisansını almak, o belgeleri hazırlamak her zaman ustalık istiyor. Girişimci izni alıp finansmanı da hazırladığında parçaları birleştirip türbinleri kurmak, rüzgâr ve sahaya giriş zorlukları dışında kolay. Dağlara rüzgâr türbinleri kurma zorlayıcı olabiliyor. Bu zorluğu Almanya’da yaşamazsınız, çünkü dağ yok. Türkiye’de 623 MVV’lik rüzgâr gücü Türkiye’de halen işletmedeki rüzgâra dayalı elektrik kurulu gücü yaklaşık 2700 MW. Bunun 460 MVV’lik kısmını. GE rüzgâr türbinleriyle kurulmuş santraller oluşturuyor. Söz konusu kurulu güç için toplam 186 adet GE rüzgâr türbini halen dönüyor. Türkiye’de inşa halindeki rüzgâr santrallerinde kurulumları devam eden GE türbinlerinin sayısı ise 67. Toplam 163 MVV’lik bu türbinlerin de devreye alınmasıyla Türkiye’deki GE rüzgâr türbinlerinin oluşturacağı toplam kurulu güç, 623 MW’ye yükselecek.

Maltepe: İyi bir RES kolayca finans bulur

GE Power&WaterTürkiye Genel Müdürü Mete Maltepe, Türkiye’de iyi bir rüzgâr enerjisi projesinin finansman bulma sorunu yaşamayacağını ifade etti. Maltepe Şöyle dedi: “Bizim iyi bir rüzgâra, güçlü teçhizat tedarikçilerine ve güçlü sözleşme ortaklarına ihtiyacımız var. Güçlü ve güvenilir bir marka olduğumuz için Türk bankaları GE rüzgâr türbinlerine finans sağlamaktan çok memnunlar. Kömür ve gaz projelerinde finansman daha zor. Çünkü yakıt fiyatlarıyla baş etmek, lojistik altyapısıyla uğraşmak gibi zorluklar var ki bankalar bunlardan çok fazla hoşlanmıyor. Ama rüzgâr projelerini desteklemekten memnunlar. İyi bir rüzgâr projesinin finans bulma sorunu olduğunu düşünmüyorum. Türk bankalarından veya Almanya’da bulunan Hermes Sigorta Kurumundan kredi alabiliriz. Bu da rüzgâr santrallerini finanse etmemizde diğer cazip bir yol.”

Offshore rüzgâr santralleri için ne diyorsunuz?

Birkaç yıl önce biz açık deniz rüzgâr yatırımının iyi olabileceğini belirledik ve oldukça iyi performansla çalışan açık deniz türbinlerimiz var. Dünya genelinde beş tane ArGe merkezimiz var. Kısa dönem çalışmalarımız türbinlerimizi fırtınalı alanlarda nasıl daha verimli hale getirebiliriz, türbinlerin dizil ün ini nasıl yapmalıyız, kanatlarını rüzgâra hangi açıyla adapte etmeliyiz gibi konular üzerine yoğunlaşıyor. Açık deniz yatırımları incelememiz altında, bir kenara koymuş değiliz. Belki de önümüzdeki 10 yılda bu alanda büyük bir patlama yaşanacak.

Türkiye’nin rüzgârdaki 20 bin MVV’lik 2023 hedefini nasıl buluyorsunuz?

Çok iddialı bir hedef. Her yıl için 1.7 GW kurulu güç anlamına geliyor. Almanya yılda 2.5 GW gerçekleştirdi. Fiziksel olarak yapılabilir tabu. İzne ve şebekeye ihtiyaç var. En önemli nokta bu konuda bürokrasinin azaltılması. Şebekeye bağlanabilmek çok önemli. Almanya’da da bu güncel bir konu. Çünkü şebekeye bağlanma sorunu, başlangıçta yenilenebilir enerjideki gelişmeleri kesintiye uğratıyor. Sadece yenilenebilir enerjide değil diğer bütün enerjilerde de bu sorun yaşanıyor. Üretimde olsan da olmasan da şebekeye bağlanmak zorundasın. Akıllı şebekelerle enerji israfı önlenebiliyor. Türkiye’de başvurular kolaylaştırıldı ve dolayısıyla işlemler hızlandı ve erişim garantisi sağlandı.

Çevre açısından yenilenebilir enerjilerin önemi nedir sizce?

Bence bu bir bileşim. Kömür ve benzeri ucuz kaynaklar kadar güneş, rüzgâr ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını da geliştirmek lazım. Bu şekilde olursa çevreye çok büyük bir etkisi olmayacaktır. Sadece rüzgârda ya da tek bir enerji alanında yoğunlaşmak doğru değil. Çok geniş bir bileşim olmalı. Önümüzdeki 10 yılda bütün enerji kaynaklarını dikkate almak ve yenilenebilir enerjiyi de bu bileşimin bir parçası olarak görmek durumundayız. Türkiye için en iyisi hangisi? Aslında her ülke kendi koşullarına göre enerji kaynaklarını çeşitlendirmeli. Bu illaki yüzde 20’şerlik eşit paylarda olmak durumunda değil. Eğer ülke bol rüzgâr alıyorsa rüzgâra daha fazla ağırlık vermesi beklenir. Güneşi bol bir ülkenin de güneş enerjisine… Bu mantıksal bir durum. Norveç’e bir bakın, neredeyse enerjisinin yüzde 95’ini yenilenebilir kaynaklardan sağlıyorlar. Hidroelektrik santralleri sayesinde ve tabii bazı bölgeleri oldukça rüzgârlı ve bunu da değerlendiriyorlar. Türkiye güneşli bir ülke. Buna yönelik bir planınız var mı? Şu anda yok. Şu anda rüzgâr enerjisine odaklanmış durumdayız, çünkü ekonomik olarak avantajlı. GE olarak bizler güneş enerjisi için birçok malzeme üretiyoruz, inverter’lar için ana malzemeler vs. ama panel üretmiyoruz. Ancak teknolojik gelişmelere bağlı olarak panel üretimini de gerçekleştirebiliriz. Güneş enerjisi çalışmalarını yürüten bir araştırma ekibimiz var. Bu arada biz GE VVater olarak su arıtımı ve geri dönüşümü teknolojisi de sağlıyoruz. Dünyada su antımı ve geri dönüşümü malzemeleri sağlayan en önemli şirketlerden biriyiz.

Kaynak: Dünya