Büyük Veri Analisti Olmak İster misiniz?

Teknolojinin ve dijital dünyanın baş döndüren hızı ekonomiyi baştan aşağı değiştirirken yepyeni meslekler de ortaya çıkıyor. Yakın bir gelecekte doktor ya da avukat kadar çocuklarımızın yönelmesini arzulayabileceğimiz bu yeni mesleklerden biri de “Veri Analisti” olabilir.

Bu yeni alanın cazibesini artıran çok sayıda faktör var. Artık üretimden perakendeye, bankalardan lojistiğe hemen her şirkette Veri Ambarı departmanları var. Bu bölümler şirketin hem kendi sektöründeki verileri hem de çok farklı alanlardaki verileri derleyip analiz ediyor.

Örneğin bir perakende devi, bir mağazasının bulunduğu bölgedeki sanat etkinliklerinin tarihlerini, sosyal medyada bu etkinliklere katılacaklarını bildirenlerin profillerini dahi işleyerek sistemine entegre ediyor. Analizin sonunda satmayacağı öngörülen ürünler, satılabilecek başka şubelere yönlendirilirken etkinliğin katkısıyla satışlarının artması beklenen ürün stokları genişletilebiliyor, buzdolapları, reyonlar ona göre farklılaştırılabiliyor. Ya da bir telekom şirketi yakın bir tarihte rakibine kaptıracağını tahmin ettiği müşterisine kişiye özel avantajlı bir teklifle giderek müşterisini koruyabiliyor.

Bunlar Büyük Veri analiziyle yapılabilecekler içinde son derece basit örnekler. 2012 rakamlarıyla dünyada üretilen 2,8 zettabayt verinin sadece yüzde 0,05’inin analiz edildiğinden yola çıkarsak veri analizinde boyutları tahmin sınırlarını aşan bir fırsat olduğu aşikâr.

Geçen Mayıs ayında düzenlenen Büyük Veri Konferansı Smartcon’da sunulan rakamlar Büyük Veri’nin yarattığı bu fırsatın büyüklüğünü gözler önüne seriyor: 2003 yılına kadar üretilen tüm verileri artık her iki günde bir üretiyoruz. İnternete bağlı cihazların sayısı 15 milyarı geçti, 2020’de 50 milyara ulaşması bekleniyor. Büyük Veri ekonomisi yıllık 52 milyar dolara ulaşmış durumda ve dünya çapında yarattığı istihdam sayısı 4.4 milyon kişi. Bunun yanında çok ciddi oranda Veri Analisti açığı da var. Yapılan pek çok araştırma şirketlerin Büyük Veri analizini iş modellerine dahil etmek için çabalarını artırdığını ortaya koyuyor.

Tüm bu faktörler tüm dünyada veri analistliğine ilgiyi zirveye taşımakta. Örneğin Amerikan İstatistik Kurumu’nun yeni bir araştırmasına göre ABD’de üniversitelerin istatistik bölümlerinden mezun olanların sayısı 2013’ten 2014’e yüzde 17 artış göstermiş. 2000-2014 yılları arasında istatistik yüksek lisans ve doktora programlarından mezun olanların sayıları ise sırasıyla yüzde 260 ve yüzde 132 oranlarında artmış. Araştırma eğitim kurumlarının hızla artan bu talebi karşılamaya çalıştığını da gösteriyor. 2003-2014 arasında istatistik lisans ve yüksek lisans programları sunan okul sayısındaki artış oranları sırasıyla yüzde 50 ve yüzde 20. Tüm bu rakamlar öğrencilerin Büyük Veri Analitiği alanına hızla yoğunlaştığının göstergesi.

Peki Büyük Veri analistliği neden bu kadar öne çıkıyor? Sabancı Üniversitesi Veri Analitiği Yüksek Lisans Programı Direktörü Sait Ölmez şöyle açıklıyor: “Bugün verinin boyutundaki hızlı artışa ek olarak veri türleri de arttı. Büyük hacimli verilerin işlenmesi ve analizi için kullanılan geleneksel yöntem ve altyapılar artık yeterli değil. Bu nedenle yüksek hacimli verileri dağınık bir yapıda saklayabilen ve gerektiğinde hem gerçek zamanlı hem de sonradan analizine olanak sağlayan yeni teknikler yaygınlaşmaya başladı. Veri türlerindeki çeşitlilik başka bir problemi daha beraberinde getiriyor. Bugün büyük veriyi oluşturan veri kümeleri ağırlıklı olarak resim, video, ses ve metin türünde yapılandırılmamış, yani geleneksel bir ilişkisel veritabanı sistemiyle verimli ve performanslı bir biçimde depolanması ve işlenmesinin mümkün olmadığı türde verilerden oluşuyor. Bu nedenle yapılandırılmamış veri kümelerinin gerek depolanması ve işlenmesi ve gerekse analizi için yeni teknik ve yöntemleri geliştirmeye devam ediyoruz” diyor Ölmez ve ekliyor: “Diğer yandan verinin modellenmesi ve analizi için yaklaşımlarımızı da değiştiriyoruz. Bugün elimizde değer yaratacak en önemli ham madde veridir. O nedenle modelden-veriye yaklaşımından çok veriden-modele yaklaşımının benimsendiği, uzun zamandan beri bilinen klasik algoritmaların da geliştirilerek daha güçlü özelliklere sahip, bugün karşı karşıya olduğumuz hacim ve çeşitlilikteki veri kümeleri üzerinde çalışmayı mümkün kılacak şekilde evrimleştiği bir dönemdeyiz. Nesnelerin interneti ve makineler arasındaki iletişim de bu alanda ciddi bir ivme yaratacaktır. Tüm bunlar dikkate alındığında ‘veri bilimci’ kavramının da yeni bir perspektif kazanmış olduğunu kabul etmek gerekiyor.”

Veri Analistinin Yapabildikleri

Büyük Veri analisti son derece geniş bir yelpazede kariyer imkânlarına sahip olabilir: Bugün bankacılık ve telekom gibi veri açısından zengin sektörlerdeki kurumlar daha aktif olsa da tüm sektörlerdeki kurumlar veriye ve bunun sağlıklı analizine ihtiyaç duymakta. Dolayısıyla çok yakın bir zamanda veri analisti ve veri bilimci gibi pozisyonlara daha fazla ihtiyaç duyulacak.

Örneğin veri analistleri, sağlık sektöründe toplanan kişisel verilerin analiziyle doktorların hızlı teşhis koymasına imkân tanıyabiliyor, kişiye özel sağlık çözümleri yaratılmasında önemli rol üstlenebiliyor. Hastanelerde toplanan verilerin analiziyle sağlanan süreç optimizasyonu imkânıyla hastane yönetim sistemlerinin gelişmesinde ve maliyetlerin azaltılmasında önemli rol oynayabiliyor.

Ulaşım sektöründe çalışacak veri analistleri trafik sıkışıklığına çözüm sağlayacak bulgular ortaya çıkarabiliyor, Büyük Veri’nin yerinde kullanımıyla akıllı şehirlerin oluşum ve gelişiminde kilit rol oynayabiliyor, şehirlerin sürdürülebilir ve çevreci hale gelmesiyle kamu sağlığına olumlu katkılarda bulunabiliyor.

İmalat, perakende, lojistik gibi sektörlerde farklı farklı verilerin işlenerek anlamlı sonuçlar üretilmesiyle süreçleri iyileştiren uygulamalar geliştirilmesine katkı sağlayabiliyor, tüketicinin ihtiyaç ve taleplerine uygun kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler yaratılmasına zemin hazırlayabiliyor.

Akıllı fabrikalarda makinelerin oluşturduğu ham verilerin analiziyle planlanmayan arızaların önceden tespit edilerek bakım ve onarım faaliyetlerinin masrafsız ya da çok düşük masrafla gerçekleştirilmesini sağlayabiliyor.