Y Kuşağı ve İş Hayatı

shutterstock_271081133.jpg

Y kuşağı gençlerin iş dünyasına girmesi ve aktif rol almalarının yarattığı belirsizlik ve değişimin zorunluluğu uzun yıllardır iş hayatında olan birçok insanı korkutuyor. Ben ise Y kuşağının iş dünyasına getireceği potansiyeli, yeni bakış açısını hem kendim hem de şirketim için büyük bir fırsat olarak görüyor büyük heyecan duyuyorum. Y kuşağının getireceği değişime direnmiyor, aksine değişimi sevinç ve heyecanla kucaklıyorum.

Y kuşağı ile hayatımın neredeyse tamamını kaplayan iki yerde yakın temas halindeyim. Evde 1988 doğumlu oğlum Alican sayesinde Y kuşağının yaşam tarzı, alışkanlıkları ve önemsediklerini yakından takip etme fırsatına sahibim. General Electric olarak genç yeteneklere, onların potansiyellerine ve iş yerine getirdikleri enerjiye inanıyor ve yeni mezun alımlarımız ve staj programlarımız ile Y kuşağı nesli organizasyonumuza mümkün olduğunca dahil etmeye çalışıyoruz.

Türkiye’de 981 çalışanımızın 587’sini Y kuşağı oluşturuyor.

Bu sayede ben de iş yerinde Y kuşağı ile yakın temas kurabiliyor, onların beklenti, öncelik ve bakış açılarını anlayabiliyorum.

Y kuşağının müthiş bir teknoloji okur yazarlığı var. Teknoloji ile doğmuş bir nesil oldukları için yeniliklere çok çabuk uyum sağlıyor, hatta yeniliği kovalıyorlar. Hepsinin akıllı telefonları, tabletleri ve daha bir sürü teknolojik cihazları var. Benim yaşamım boyunca ilerlemesine adım adım şahit olduğum ve yavaşça adapte olduğum değişiklikler Y kuşağı için oldukça sıradan.

Y kuşağında sıkça gördüğüm ve en hoşuma giden özelliklerden biri internet ve sosyal ağlar aracılığı ile birbirleri ve tüm dünyayla sürekli iletişim halinde olmaları. Teknoloji ve internetle bu kadar haşır neşir olan Y kuşağının çalıştıkları şirketlerden yeni iletişim kanallarını kullanmalarını geleneksel yaklaşımları terk edip yeni trendleri takip etmesini bekliyor. Y kuşağının beklentileri ve her geçen gün dijitalleşen dünyanın gerekliliklerini karşılamak için biz de GE olarak gerek blogumuz gerek Twitter, Instagram hesaplarımızla Y kuşağına onların istediği, sevdiği ve alışık olduğu mecralarla ulaşıyor; markayla kurmak istedikleri bağı onlara veriyoruz.

Y kuşağının beni en çok şaşırtan ve de sevindiren özelliklerinden biri ise ailelerine çok düşkün olmaları. Bunu Y kuşağı bir bireyin hayatı boyunca yoğun iş temposuyla çalışmış annesi olarak, Y kuşağının yoğun çalışan ebeveynlerce yetiştirilmiş olmasına bağlıyorum. Yeni nesil iş hayat dengesini kurmaya önem veriyor, esnek çalışma saatleri talep ediyor ancak bu asla tembellik demek değil. İşlerini büyük bir sorumluluk bilinciyle yapıyorlar. Biz de GE olarak çalışanlarımızın sorumluluk bilincine güveniyor, onlara esnek çalışma saati imkanı sunuyoruz. Y kuşağının hem hayattan keyif alabilecekleri hem de iş hayatında tatmini yakalayabilecekleri mükemmel dengeyi kurmalarına destek veriyoruz.

GEnius Staj Programı ile daha yakından tanıma imkanı yakaladığım Y kuşağının en iyi temsilcileri, stajyerlerimizi gururla gözlemliyorum. Internet, gelişen teknoloji, bilgiye erişim kolaylığı sayesinde bizim sahip olduğumuz imkanların çok daha fazlasıyla kendilerini birçok yönde geliştirmiş bir Y kuşağı var karşımda. Kendini geliştirmiş olmanın verdiği özgüven ve hevesle fikirleri, yaratıcılıkları ve beklentileri sınır tanımıyor; hepsi dünyayı değiştirmek istiyor. Değişime kendi hayatlarından başlıyorlar, X kuşağının aksine beklentileri ve hayata bakışları ile eşsiz uyumu sağlayacakları şirketi bulana kadar iş değiştirmekten çekinmiyorlar. Bu durum, şirketlerin Y kuşağı çalışanlarında sadakat oluşturmak için alacakları aksiyonları stratejik açıdan daha önemli hale getiriyor.

Bizim kuşağımızın en önemli sorunlarından biri, iyi bir takım oyuncusu olabilmek ve bölümler/ iş kollarının ortak olarak üstlendiği projeleri işbirliği içerisinde gerçekleştirebilme becerisini kazanmaktı. Y kuşağı gençler bu konuda başarılı ve yetenekli oldukları kadar istekliler. Çalışma ortamlarında herkesin takım oyuncusu olmasını, ilişkilerin güven ve şeffaflık ile yürütülmesini bekliyorlar. Farklı bölümlerdeki GEnius stajyerlerimiz Boğaziçi Üniversitesi Fikri Mülkiyet Hakları Konferansı Akıllı Şehirler Paneli, Start up Day gibi çeşitli projeleri iş birliği içerisinde başarıyla gerçekleştiriyorlar. Bugüne kadar genç arkadaşlarımdan kişisel gündem, öncelik çatışması da dahil hiçbir sorun duymadım. Şüphesiz bunda Y kuşağının iletişim kanallarını hızlı ve etkin bir şekilde kullanıyor olması önemli bir etken. Y kuşağı bireyler kendilerine atılan e-posta, mesaj ve tweetlere anında yanıt veriyorlar. Kesintisiz bir iletişim halindeler. Bu aynı zamanda iş akışını da hızlandıran bir özellik. Y kuşağının iletişim hızına yetişebilmek için biz de şirketimizi görüntülü konferans (jabber, telepresence, bluejean) gibi online iletişim araçlarıyla donattık. Toplantı ayarlama ve toplantı seyahatleri böylece esnek hale gelmiş oldu.

Y kuşağı gençler yapıcı geribildirim almayı bu sayede kendini sürekli geliştirebilmeyi çok seviyor. Biz de bu nedenle performans değerlendirme sistemimizi yeniledik. Çalışan ve takım arasında sürekli, dinamik ve daha kişiselleşebilmiş bir diyalogu ön plana çıkardık.

Bu kuşak güvendikleri sevdikleri kişilerle vakit geçirmeyi çok seviyor. Bu onların iş ortamından beklentilerine de yansıyor. İş arkadaşlarını sevmek, onlara güvenmek ve verdikleri güven ve sevginin karşılığını almak istiyorlar.

Yeni neslin bu içtenliği, iyiliği ve sevgi dolu oluşu bana daha iyi bir gelecek için umut veriyor.

Onlara gururla ve büyük beklentilerle bakıyor, Y kuşağı ya da değil tüm blog okuyucularıma esenlikler diliyorum.